

YAYINLAR SEÇMELER

Özet
Bismillâhirrahmanirrahîm.Bu mübarek saatte çok değerli bir toplulukla bizi bir araya getiren ve yüce Kitabımızı anlama konusunda aklımızı, fikrimizi, zihin dünyamızı doğru kullanma imkânını bize bahşeden Yüce Rabbimiz’e hamdolsun. Rahmet Peygamberi Efendimiz Muhammed Mustafa’ya salât ve selam olsun. Efendim teşriflerinizden dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Sizin gibi seçkin bir topluluğa hitap etmek, fikirlerimi paylaşma şerefine ermekten mutlu olduğumu belirtmek istiyorum. Şunu da ifade edeyim ki, burada söyleyeceğim fikirler tamamen bana aittir. KURAMER’in resmî görüşü değildir.Benden önceki konuşmasında Ali Bey [Bardakoğlu] de işaret etti; doğrusunu söylemek gerekirse halimiz hiç de iç açıcı değil. Elbette halimizi en güzel hallere tahvil etmesi için Cenâb-ı Hakk’a dua edeceğiz ama Allah’ın bize bahşettiği İslamı, Kur’an nimetini doğru anlamayı ve tabii ki onları anlama, yorumlama, onların derin manalarını ve maksatlarını kavrama imkânına sahip olan aklımızı, zihnimizi, beynimizi ve ilmî birikimimizi gerektiği gibi kullanmayı da bileceğiz. Ben biraz bu istikamette bir şeyler söyleyemeye çalışacağım. Tabii, sorun önemli. Üzerinde konuşacağımız konu: “İslam, Gelenek ve Modern Çağ”. Bir İslam var; onun geldiği bir dünya, bir ortam var. Câhiliye denilen bir topluluğu, yüzyıllardır devlet nedir, hukuk nedir; irfan, ilim, ahlak, edep nedir bilmeyen bir toplumu, inanılmaz bir süratle ve ancak Kur’an’ın mucize oluşuyla izah edebileceğimiz bir başarıyla dünyanın en rafine medeniyetini kuran bir toplum haline getirmiş bu Kur’an. Kur’an, bu dönüştürücü tesirini bizim milletimizin tarihinde de icra etmiştir. Bugünkü halimiz ne olursa olsun, geriye dönüp baktığımızda arkamızda ihtişamlı bir tarih görüyoruz; bu tarihin inşasını biz Allah’ın lütfuna, Kur’an’a ve İslam’a borçluyuz.



