

FAALİYETLER
İçerik
Modern dönemde İslam dünyasının din konusunda yaşadığı kafa karışıklıklarının, yanlış ve kötü temsillerin, yeni nesillerin dine daha mesafeli durmaya başlamasının, geleneksel din ve ilahiyat söyleminin bir kısır döngü içinde sıkışıp kalmasının, toplumda karşılığı olmayan bir duruma düşmesinin ve benzeri birçok olumsuzlukların arkasında ve derinde yatan temel sebeplerden birisi “dinî düşüncede (Sünnî ve Şiî kesimlerde) yaşanan tıkanmışlıktır.
Bugün İslam dünyasının hem kendi sorunları hem de daha üst düzeyde genel insanlık sorunları üzerinde düşünme, çözüm üretme, yol gösterme ve örneklik yapma kapasitesi, birikimi, ama daha da önemlisi arzu ve iddiası içinde olduğunu söylemek mümkün değildir. Hem düşünce hem de eylem alanında böylesine donuk ve sönük bir resim görüntüsü sergileyen İslam dünyasında, bu resmin dışına çıkıp düşünen, sorgulayan ve üreten bazı aydınlar ve ilim adamlarının da egemen dinî yapı tarafından dışlandığı, susturulduğu ve hatta aforoz/linç edildiğine dair örneklerin az olmadığı da bilinmektedir. Ancak, dini sahiplenme adına sergilenen bu tutumun durumu daha da kötüleştirdiği ve bundan dinin bizzat kendisinin büyük zarar gördüğü, İslam dünyasını ve Müslümanları yeniden, her alanda üretken ve insanlığa örnek bir toplum düzeyine yükseltmeyi amaçlayan düşünme arzu ve iştiyakını, hatta görev ve sorumluluğunu törpülediği, zayıflattığı aşikârdır.
İslam dünyasında, geçmişin büyük düşüncelerinin toplumların siyasal, sosyal, ahlâkî ve fikrî bir krizden geçtiği dönemlerde ortaya çıktığı ve bu krizleri aşma irade ve arayışını yansıttığı bilinmektedir. Bugün de İslam dünyası olarak, belki de daha derin ve öncekinden daha karmaşık özellikler arz eden bir krizden geçtiğimizi dikkate alırsak, yine geçmiştekine benzer bir krizden çıkış arayışına, geçmişin birikiminden yararlanan ama onu yeniden üretmekten çok, yeni şartlara yeni bakışlar geliştirmeyi önceleyen bir entelektüel arayışa ihtiyacımız olduğu açıktır.
İşte bu ihtiyaçtan hareket ederek, İslam dünyasının son birkaç yüzyıl boyunca yaşadığı dinî düşünce ve hayata ilişkin sorunların sadece teşhisi ile yetinmeyip, bunların sebeplerini tarihsel, sosyolojik ve kültürel boyutlarıyla derinliğine tahlil etmeyi de içeren; modern çağda aynı ihtiyacı hissederek yeni bir fikrî arayışın, dinî düşüncede yeni bir üretkenliğin örneklerini sergileyen önemli hareketlerin ve bunların ortaya çıktığı düşünce ve ilim havzalarının etraflı bir şekilde incelenmesini ve günümüzün benzer arayışlarına ışık tutacak fikirlerin üretilmesini amaçlayan bir araştırma projesi üzerinde planlama ve projelendirme çalışması devam etmektedir.
Bu çerçevede düşünce dünyamızın önde gelen isimleri arasında yer alan, özellikle İslam düşüncesi ve İslâmî ilimler alanında değerli çalışmalara imza atmış bulunan Prof. Dr. Bekir Karlığa, Prof. Dr. İ. Kâfi Dönmez, Prof. Dr. Sönmez Kutlu, Prof. Dr. H. Yunus Apaydın, Prof. Dr. Burhaneddin Tatar, Prof. Dr. M. Zeki İşcan, Prof. Dr. Ayhan Çitil, Prof. Dr. Kemal Ataman, Prof. Dr. Mahmut Ay, Prof. Dr. İbrahim Maraş ve Dr. Asiye Tığlı’nın da içinde bulunacağı 20’yi aşkın akademisyenin özgün katkı ve ürünleriyle hayata geçecek olan bu projenin, fikir ve ilim hayatımıza ve yukarıda belirttiğimiz zihinsel ve düşünsel arayışlara önemli bir katkıda bulunacağı kuşkusuzdur.



