Faaliyetler Detay

Kur’an’ı Anlamada Geçmişte ve Günümüzde Yaşanan Sorunlar

KURAMER Konferansları kapsamında 27 Haziran 2015 tarihinde verilen iftarın ardından Konya Necmettin Erbakan Üniversitesinden Prof. Dr. M. Sait Şimşek’i ağırladık.

“Kur’an’ı Anlamada Geçmişte ve Günümüzde Yaşanan Sorunlar” başlıklı konuşmasına Kur’an’ın kendisini nasıl tasvir ettiğine dair kavramsal analizlerle başlayan Şimşek bu bağlamda Kitab, Zikr, Mübin gibi kavramlar üzerinde durdu ve bunları çeşitli örneklerle izah etti. Devamında kendisini apaçık ve anlaşılmak üzere kolaylaştırılmış bir kitap olarak vasfeden Kur’an’ın, aynı zamanda kendisinin nasıl okunması gerektiğini de bizlere bildirdiğini vurguladı. Bu çerçevede ‘tedebbür’ kavramını öne çıkaran Şimşek’e göre “Tedebbür, düşünmekten biraz daha derin bir eylemi ifade eder. Yani bir şeyin anlamını farklı boyutlardan ve derinlemesine okumaktır tedebbür. Fakat sonradan her nasılsa, anlamadan okumak esas olmuştur”.

Bu girişin ardından Kur’an’ı anlamanın önündeki engelleri belli bir tarihsel kronoloji

gözeterek izah eden Şimşek sözlerine şöyle devam etti:

“Peki buna rağmen sorunlar nereden kaynaklanıyor?

Sorunlar, belki de insanın kendisinden kaynaklanıyor. Sorunların Kur’an’ın kendisinden kaynaklandığı kanaatinde değilim. Yani, hayatın bütün yönlerini içine alan bir kitap varsa, bu kitapta birilerinin anlamayacağı kısımlar illa ki olacaktır. Bundan daha doğal ne olabilir?

Mesela beslendiği kaynağı da kendisine benzetiyor insanoğlu. Kur’an’ı anlama konusunda problem olan şeylerden bir tanesi de insanların kendisine yontması meselesidir.

Bir de günümüzde modern bilimlerin baskısı var. Kur’an-ı Kerim kendisini aynı zamanda Hidayet olarak tanımlamıştır. Doğru yolu gösteren olarak vasfeder kendisini. Bununla bilmem kaç asır sonraki bilimsel sonuçları vermenin ne alakası var!? Bu, aslında metod olarak ve inzaliyle Kur’an-ı Kerim’in amaçladığı şeye uygun değildir. Tabi, modern ilimlerde geri kaldığımız için, tıpkı dinden bahsedilince “Benim dedem müftüydü” diyerek vaziyeti kurtarmaya çalışan biri gibi biz de “Bakın bu keşifler vs. Kitabımızda var” diyerek vaziyeti kurtarmaya çalışıyoruz. Oysa bizim, geçmişle övünmek ve Kitabımızda var demekten vazgeçip fiilen modern ilimler alanına da adım atmamız ve diğer kısma harcadığımız enerjiyi buraya teksif etmemiz çok daha doğru olacaktır.

Diğer bir sorun mezhebi endişeler meselesi… Yani insan unsurundan kaynaklanan problemler ve bunlar Kur’an’ı anlamada bir engel. İsrailiyat, sebeb-i nüzul rivayetleri yahut bizim konjonktürel problemlerimizden kaynaklanan durumlar Kur’an’dan çıkarılmaya çalışılıyor.” diyerek sözlerini bitiren Şimşek, davetlilerin sorularını cevaplandırdı. Konu etrafında karşılıklı müzakerelerden sonra söz hakkı alan Hikmet Zeyveli kapanışı  şu sözleriyle yaptı: “Kısacası, Kur’an’ın mübin oluşu daima gerçek bir olaydır, müsellemdir fakat onu anlayacak muhatab noktasında biz yetersiz kalmaktayız. Bu yetersizliğimizi giderecek imkanlarımız da var. Ama önce bunun idrakinde olmak gerekir diye düşünüyorum.”


KONUŞMACI HAKKINDA
Prof. Dr. M. Sait Şimşek

1951'de Mardin'de doğdu. İlkokulu Ceylanpınar'da; İHL'yi Diyarbakır'da; Yüksek İslam Enstitüsünü (YİE) Erzurum'da okudu. YİE'de öğrenci iken Erzurum'un Tekman ilçesi vaizi idi. Öğrenimini bitirdikten sonra Mardin merkez vaizliğine atandı. İki yıllık bu görevinden sonra Gemlik İHL Meslek Dersleri öğretmenliğine atandı. 1977 yılında Konya YİE Arap Dili Araştırma Görevliliği imtihanını kazandı. 1984 yılında Ankara Üniversitesi'nde doktor ünvanını kazandı. 1987 yılında Doç., 1994 yılında da aynı bilim dalında Prof. oldu. 1997-2001 yılları arasında aynı fakültede Tefsir Ana Bilim Dalı başkanlığı yaptı. Halen Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde öğretim üyeliği görevini sürdürmektedir.

Yayınlanmış Eserleri;

Günümüz Tefsir Problemleri, Kur'an Kıssalarına Giriş, Kur'an'ın Ana Konuları, Yaratılış Olayı, Kur'an'ın Anlaşılmasında İki Mesele, Fatiha Suresi ve Türkçe Namaz.