E-BÜLTEN

E-Bülten Kaydı

Dinler Tarihi Bilim Dalı

 

Tarih ile Kur’an’daki tarihi bilgiler öteden beri birbiriyle ilişkisiz iki ayrı dalda yürümekte, Kur’an’daki tarihi bilgiler sadece inanç konusu olan ve gerçekle ilişkisi fazla önemsenmeyen, menkıbe/mucize yönü öne çıkan olaylar/kıssalar olarak algılanmaktadır. Bu algının sîret dönemi olaylarına kadar uzandığı da söylenebilir. Bu bölümde Kur’an öncesi döneme dair arkeolojik bulgular da dâhil Kur’an dışı kaynakların verdiği tarihî bilgilerle, Kur’an’da yer alan tarihî bilgilerin/atıfların birlikte değerlendirmesi hedeflenmektedir.  

Kur’an muhtevasında, genelde Peygamberler, özelde Yahudilik ve Hıristiyanlığın tarihi, o dönemdeki Yahudiler ve Hıristiyanlar başta olmak üzere diğer inanışlara ve inanç gruplarına, onlarla ilişkilere atıflar önemli bir yer tutar. Bu bilgi ve atıflar nübüvvet tarihi üzerinden tevhid akîdesini inşa, iki semavî dinin aslî hüviyetini ve İslâm’la menşe birliğini, tarihlerinin ana hatlarını, bunlarda sonradan meydana gelen sapmaları göstererek haklarında sağlıklı bilgiyi tesis etme, mukayeseye imkân sunma, diğer din ve inanç mensuplarının hataları üzerinden müslümanları uyarma, inanç toplulukları arası ilişkileri ve stratejiyi belirleyerek İslâmî kimliği oluşturma, özgüveni pekiştirme gibi birçok amaca matuftur. 

Kur’an’ın diğer din mensuplarına yönelik ifadeleri, Batı’da çoğu zaman bağlamı ve amacı gözetilmeksizin ele alınmakta, spekülasyona çok fazla konu edilmektedir. Öte yandan, üç semavî dinin inanç esasları, ibadet, muamelat ve ahlâk ilkeleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar özellikle Batı’da İslâm, Hz. Peygamber ve Kur’an’la ilgili bazı ithamlar için fırsat olarak değerlendirilmektedir. Halbuki üç din arasındaki bu benzerlik ve farklılaşma müslümanlar açısından son derece anlaşılır ve izahı kolay bir husustur. Zaten Kur’an da bu mukayeseyi sıkça yapmaktadır. Ne var ki, müslümanların bu alana pek iltifat etmemesi, biraz da çekimser davranması yanlış anlaşılmaya yol açmaktadır. 

Ayrıca, Kur’an’da Ehl-i Kitâb’la ilişkilere dair ayetlerden bir genelleme yapmak yerine bunların sîretin ve olayların akışı içinde, tarihi bağlamı gözetilerek değerlendirilmesi de gerekmektedir. Bu sebeplerle, bu bölümde semavi dinler ve diğer inançlarla ilgili bilgiler hem tarihi cephesi hem de nüzûl dönemindeki durumları, müslümanların onlarla ilişkileri göz önüne alınarak, Kur’an merkezli ve mukayeseli biçimde verilecek, değerlendirme yapılacak, ayrıca sîret bölümündeki bilgilerle çapraz kontrol sağlanacaktır.

 

 

    Font

    Paylaş